5 Mart 2014 Çarşamba

Bu ne biçim otel?

Karı koca otele geldiler. Anahtarı aldılar. Otel personelinden biri kendilerine yardım etti. Odaya çıktılar. Personel valizleri yerleştirirken, kadın pencereden baktı ve yüzünü buruşturdu:

"Ne biçim otel bu! Sözüm ona adı "Deniz Oteli" hiçbir yerinden deniz görünmüyor ki..

Personel hemen atıldı:
"Beyazıt'taki "Amerikan Oteli"nden de New York görünmez, efendim..."
Fıkranın Devamı ►

Benim ki daha akıllı

Dursun'la Temel, bebeklerini parkta dolaştırıyorlardı.
Dursun 12 aylık bebeği yürüyor, Temel'in 22 aylık bebeği ise kucakta..
-Övünmek cibi olmasun benimçi çok akillidur, dedi Dursun.
Temel'in cevabı daha bi gariptir:
-Benimçi daha akilli daa! 20 aylik oldu hala kendini taşıtayi..
Fıkranın Devamı ►

Lüzum Yok :)

Öğretmen sınıfta ders anlatırken çocuklara sormuş:

-Anneniz sizi çarşıya yolladı, bir kilo patates iki kilo domates, bir paket tuz, yardım kilo da beyaz peynir al, dedi. Patatesin, domatesin, tuzun peynirin fiyatlarını biliyorsunuz, daha önceki derste bu üniteyi işlemiştik. Şimdi hesaplayın bakalım, bakkala ne kadar vermemiz gerekiyor?

Bütün talebeler oturmuş hesabını yapmış, toplamış, defterlerine bir güzel yazmışlar.

Ama çocuğun biri hiç birşey yazmadan öyle oturuyormuş, öğretmen merak etmiş:

-Oğlum sen niye yazmıyorsun?
-Lüzum yok öğretmenim..
-O ne biçim laf! Ne demek lüzum yok!

Çocuk gülümsemiş:
-Öğretmenim benim babam bakkaldır, biz böyle şeylere para vermeyiz. :)
Fıkranın Devamı ►

9 Ocak 2014 Perşembe

Bugün de sen ayakta git !

Erzincan da kadının biri otobüse binmiş.Tek boş yerin şoför koltuğu olduğunu görünce oraya oturmuş. Şoför gelmiş! Hele bacı hadi aşağıya! demiş
  Kadın cevap vermiş! ene her gün biz ayakta gediyük bugün de sen ayakta get!'demiş
Fıkranın Devamı ►

Yellenince gül kokuyor :)

Cenevre Tarım Konferansı'nda katılımcıların her biri yaptıkları çalısmaları ve sonuçta gerçekleştirdikleri verim artışını anlatıyormuş. Herkes çalışmalarını ve faydalarını anlattıktan sonra sıra Temel'e gelmiş.
- Kuru fasülyeye gül aşıladuk.
- Peki, bunu niye yaptınız?
- Yellenince gül kokayi.
Fıkranın Devamı ►

Yüzbaşıya Şamar

Bir Yüzbaşı ile emir eri bir trende yolculuk yapıyorlar.
Aynı kompartmanda çok alımlı bir kız ile annesi de var. Başka kimse yok. Bu iki grup birbirlerini tanımasa da yolculuk sırasında tanışırız diye çok yakın oturmuşlar. Derken tren bir tünele giriyor, ortalık kararıyor. Bir öpücük sesi ve ardından -şırraaak- diye bir şamar sesi duyulur.
Tren tünelden çıkıyor. Herkes şaşkın ne oldu diye birbirine bakıyor.
*Genç kız düşünüyor; "Benim yerime annemi öperlerse, işte böyle şamarı yerler.."
*Kızın annesi düşünüyor; "Helal benim kıza, öpüldü ama, hemen samarı yapıştırdı.."
*Yüzbaşı düşünüyor; "Ulan asker kızı öptü, şamarı ben yedim..."
*Asker gülümsüyor; "intikamımı aldım da. Havaya bir öpücük yüzbaşıya bir şamar!!"
Fıkranın Devamı ►